İktidara aday, mülteciye düşman yeni ırkçılar

14.06.2019
İrfan Aktan

Türkiye’nin geleceğinde mülteci düşmanlığına dayalı ırkçılığın veya ırkçılığa dayalı mülteci düşmanlığının başını çektiği yeni faşizmin ayak sesleri her gün daha da yüksek bir ses çıkarıyor.

Neredeyse hiçbir siyasi parti tabanının azade olmadığı mülteci düşmanlığı, sağcı veya ırkçı siyasetçiler açısından epey iştah kabartıcı bir pasta olarak görülüyor.

Anti-Kürtlüğün, ırkçılığın, faşizan söylem ve uygulamaların AKP-MHP açısından taşıyıcı olmaktan çıktığı, dolayısıyla iktidarın kendini yeniden üretemediği aşamaya büyük bedellerle ulaşılmışken, bu sefer ırkçı dil, mülteciler üzerinden, üstelik Bolu, Bursa-Mudanya gibi kentlerdeki gibi bazı CHP’li belediye yönetimleri ve seçim ortağı İYİ Parti’li kimi isimler aracılığıyla, son derece sinsi bir biçimde üreyip kabarmaya başlıyor.

Çünkü Suriyeli mülteci karşıtlığının bu cenahta üremesinin koşulları, AKP’nin yerel yönetimlerine nazaran çok daha uygun. Zira yerellerdeki mülteci karşıtlığı, “onları kentlerimize doluşturan AKP” karşıtlığının üstüne kolaylıkla bina edilip “meşrulaştırılabiliyor.” Dahası, CHP içindeki sağ-ırkçı damarın mülteci karşıtlığı üzerinden parti içinde de hakimiyet kurmaya yöneldiği söylenebilir.

Bununla beraber AKP yönetimi de kendi daveti ve Suriye politikası dolayısıyla gelen mültecilere karşı şu ana kadar açıktan bir ırkçı söyleme yönelemiyor ama bu, mülteci karşıtı politikalar uygulamadığı anlamına gelmiyor. AKP’nin pek çok yerel yönetimi mülteci düşmanlığı “pastasını” kapmak için çabalarken, iktidar da ırkçı saldırılara göz yumuyor.

MHP AKP’DEN AYRILIRSA MÜLTECİ DÜŞMANLIĞINDA SIRAYI KİMSEYE KAPTIRMAZ

Tabii AKP-MHP, 31 Mart seçimleri öncesinde yürüttüğü anti-Kürt söylemin ağır faturası yüzünden dümeni başka bir ırkçılığa (“Pontus tehlikesi”) ve başka bir coğrafyaya (Karadeniz) taşımaya başladı. Ekrem İmamoğlu’nun Trabzonluluğu üzerinden üretilen, hakikatte hiçbir karşılığı olmadığı için kısa sürede söneceği açık “Pontus balonu” AKP-MHP’nin hedefinin aksine sonuçlar yaratabilir.

Öte yandan MHP’nin yarın-öbür gün AKP’den ayrılması halinde mülteci düşmanlığında sırayı kimseye kaptırmayacağı, bunu yeni bir sıçrama tahtası olarak kullanacağı söylenebilir.

Türkiyeli Kürtlerin de son beş-altı yılda Irak ve Suriye’de maruz kaldıkları saldırılar dolayısıyla Araplara ve giderek mültecilere bilendiğini gözlemlemek kolay.

KÜRDİSTAN’DA SAĞCI BİR KÜRT PARTİSİ HAKİM OLSAYDI…

Hatırlayalım: İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nce yapılan “Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları” başlıklı araştırmada ortaya çıkan sonuca göre “Suriyelilerin evlerine dönmesi,” Türkiye’deki rakip veya hasım parti tabanlarının ortaklaştığı neredeyse tek konu. “Suriyeliler evlerine gönderilmeli mi?” sorusuna “Evet” yanıtı veren AKP’lilerin oranı yüzde 83.2, CHP’lilerin oranı yüzde 92.8, MHP’lilerin ise yüzde 88. HDP’lilerin oranı ise yüzde 75!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş